HOME  
News Press Releases Photo Gallery Projects Protocols & Agreements Activity Report Link & Resourses Opinions & Interviews TABDC Team Contact
  News & Site Search


  European Union & TABDC

 NİSAN 2010'A DOĞRU
TÜRK-ERMENİ NORMALLEŞME SÜRECİ VE RUSYA'NIN KAFKASYA POLİTİKALARI

  Notice

‘If we can solve Karabakh, Turkey can open border’

Alin Ozinian `Acıyı paylaşabilmek: 1915'te geride kalan kadınlar`

German Foreign Minister optimistic about extension of Armenian-Turkish constructive dialogue

The Armenian diaspora we don’t know (1)

En korkuncu devletin ırkçılığı

Turkey needs to devise a 2015 strategy

'Hepimiz Ermeni'yiz' neden önemliydi?

Crisis group: Azerbaijani and Armenian Presidents’ joint statement is positive moment

[Yorum - Alin Ozinian] Hoşgörü değil adalet beklentisi

Genocide trade



18  May  2012
Friday
Since 01.07.2003
Visitors :
1084350


More Than A Business Group

The Turkish - Armenian Business Development Council (TABDC), co-established on 3 May 1997 in Istanbul and in Yerevan, is the first and only official link between the public and private sectors in each of the two countries' communities. The TABDC is co-chaired by Arsen Ghazarian and Kaan Soyak.

  More...






  ‘If we can solve Karabakh, Turkey can open border’

Yayınlanma Tarihi: 15.05.2012


‘If we can solve Karabakh, Turkey can open border’

Vartan Oskanian, former Foreign Minister of Armenia (1998-2008), founder of the Civilitas Foundation and member of the Prosperous Armenia Party, has said that if the problem over the Nagorno-Karabakh could be solved by Armenia and Azerbaijan, then Turkey could open its border with Armenia.

 

“The Armenian government wants to normalize ties with Turkey. The problem is how to do it. This whole protocol process made clear to everyone that there are obstacles in the way. The question is how both sides could overcome these obstacles. The major obstacle is the Nagorno-Karabakh conflict. As long as that issue is not being addressed or somehow resolved I really don’t see how we can move forward on Turkey-Armenia ties,” he said to a group of reporters on Monday from Turkey who came to Armenia with the sponsorship of the Hrant Dink Foundation and the Heinrich Böll Foundation.

 More



  Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan

Yayınlanma Tarihi: 15.05.2012

Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan

Erivan
Hrant Dink Vakfı'nın davetlisi olarak, Ermenistan-Türkiye Gazeteci Diyalog Programı çerçevesinde çeşitli medya kuruluşlarından kalabalık bir gazeteci-yazar grubuyla beraber Ermenistan'dayız. Diğer katılımcılar gibi benim de Erivan'a ilk ayak basışım bu vesileyle oldu. Daha uçağa alınmayı beklerken bile yanımdaki yolcuların yanlarında getirdikleri domates-biber-peynir üçlemesiyle karınlarını doyurduklarını görmemle uzak olduğumuzun belletilen bir bilgi olduğunu anlamaya başlıyorsunuz. Ardından elleri tespihli erkekler, daha çok taksilerde çalınan davul-zurnalı türküler, onların Ermeni, bizim Türk dediğimiz ama aslında adı Osmanlı olması gereken geleneksel kahvemiz ve uzağı yakın eden daha pek çok şeyle karşılaşıyorsunuz.

Şimdilik kişisel izlenimleri bir kenara koyup Ermenistan'da dün gerçekleşen genel seçim sonuçlarından bahsetmek istiyorum. Dokuz partinin yarıştığı seçimlerden iktidardaki Cumhuriyetçi Parti, oylarını azaltarak da olsa (%44) tek başına iktidar olabilecek oyu garantileyerek çıktı. Daha ilgi çekici olan oylarını iki katından fazlasına çıkaran Müreffeh Ermenistan Partisi (%30) oldu. Üçüncü olan Ermeni Ulusal Kongresi %7'de kaldı. Diğer üç parti -ki içlerinde 1915'e ilişkin ultra milliyetçi politikasıyla tanıdığımız Taşnak Sütyun da var- %5'lerde sıralandı. Seçimlerin adilliğine ilişkin oldukça fazla şaibe olsa da geçen seçimlerde olduğu gibi muhalifler bu kez sokaklara dökülmedi.

İşin Türkiye'yi yakından ilgilendiren kısmına gelince... Parlamentoya giren tüm partiler gerek 1915 gerek Karabağ meselesine ilişkin benzer görüşleri paylaşıyorlar. Türkiye'nin 1915'i soykırım olarak tanıması ve Karabağ meselesinde Azerbaycan'la Ermenistan'ı kendi haline bırakmasını istiyorlar. Bu noktadaki tek oyun değiştirici (game changer) özne Türkiye gibi görünüyor. Türkiye, inkâr politikası dışında herhangi bir olumlu adım attığı takdirde siyasî partiler arasındaki görüş farklılıkları da gün yüzüne çıkacak aslında. Aynı protokoller zamanı Taşnak Sütyun'un koalisyondan ayrılmasına rağmen Cumhuriyetçi Parti'nin protokollerden vazgeçmemesinde olduğu gibi... Hatırlanacağı üzere Eylül 2009'da başlatılan 'futbol diplomasisi' sonucu Davutoğlu ve Sarkisyan protokolleri imzalamışlardı. Fakat sürecin nihayetlenmesinin öncesinde Başbakan Erdoğan, protokollerinin tam tersi istikamette "Azerbaycan topraklarının işgali sona ermeden sınır kapısı açılmayacaktır" açıklamasını yaptığında tüm süreç tepetaklak olmuştu.

Ermenistan özetle "Sınırımız Türkiye'ye açık, hiçbir ön şartımız yok. Savaş zamanında bile değiliz. Sınır açılıp ilişkiler normalleştikten sonra geçmişi konuşalım" diyor. Süreç çökmeye yüz tuttuğunda yan çizse de diaspora ve Taşnak Sütyun gibi milliyetçi akımlara rağmen Ermenistan'ın protokollerdeki 'ortak tarih komisyonu'nu kabul edişi de bundandı.

Türkiye, Ermenistan'la ilişkilerini normalleştirdiği nispette 1915 meselesinin aşılması noktasında da zemin kazanacak. Ancak bunun için Azerbaycan'ın doğalgaz tehdidini aşabilecek kadar bağımsız ve güçlü bir ülke olmamız gerecek sanırım. Zira Mavi Marmara şehitlerinin ardından İsrail'le ilişkilerini artırmakta ve anlaşma üzerine anlaşma imzalamakta beis görmeyen, FİFA kuralları gereği Bursa'daki Ermenistan rövanş maçına Azerbaycan bayrakları sokulmadığı gerekçesiyle, 1918'de işgali kaldırırken ölen Osmanlı askerlerinin yattığı Türk Şehitliği'ndeki Türk bayraklarını direkleriyle birlikte sökmüş olan Azerbaycan yönetimiyle işbirliğimizin sadece 'dost ve kardeş' ülke olmamızdan kaynaklandığı iddiası bana hiç de açıklayıcı ve inandırıcı gelmiyor. Karabağ'da zulmedilenler bizim kardeşimiz ama Mavi Marmara'da zulmedilenler Azerbaycan'in kardeşi değil mi yoksa?

Türkiye, Azerbaycan'la Ermenistan arasinda Karabağ meselesinin çözümü için arabulucu olacak kadar etki sahibi olabilir ve üç ülkeye de ayak bağı olan bu sorunun aşılmasına öncülük edebilir. Ancak bunun olması için merhum Aliyev'in deyimiyle 'ya kapısı ya borusu' ('Sınır kapısı açılırsa, Baku-Ceyhan boru hattını kısarım) tehditkar politikasına prim verilmemesi gerekiyor.

Yeni Safak




  News

  TABDC in Press
Amerikan Ermenilerinden Türkiye'ye üst düzey ziyaret
20.10.2011

OZINIAN:‘Trade, projects, love flourish between Turks, Armenians’
09.01.2011

“If the border was open, all Armenians from Armenia would be there,” said Kaan Soyak
23.09.2010

Kaan Soyak:300 million USD of trade volume between Turkey and Armenia was a success.
08.02.2010

Sledgehammer planned to seize minorities’ assets
25.01.2010


  ROTARY & TABDC

  Subscribe

TABDC © Copyright 2008