 |
| News & Site Search |
|
|
 |
 |
| European Union & TABDC |
|
|
 |
NİSAN 2010'A DOĞRU TÜRK-ERMENİ NORMALLEŞME SÜRECİ VE RUSYA'NIN KAFKASYA POLİTİKALARI
 |
| Notice |
|
|
 |
07 September 2010 Tuesday
Since 01.07.2003
Visitors :
656167
|
 |
| 3 AYLIKKEN AYRILDI, 94 YAŞINDA DÖNDÜ |
|
Amerika’da yaşayan bir Ermeni olan Ohannes Bardakçıyan’ın
yaşamı ve vatan aşkı tam bir “bizimkisi bir aşk hikayesi” türünden bir öykü…
1915 yılında Ermeni tehcirinde kundakta bir bebekken ayrıldığı Maraş’ı
neredeyse bir asıra yaklaşan bir zaman diliminde her zaman büyük bir
aşkla hayal eden Ohannes, 94 yaşına geldiğinde Diplomat Haber’in
girişimleriyle doğduğu topraklara geri geldi ve yaş gününü bu kentte
kutladı.
HERŞEY Türk Ermeni İş Konseyi Başkanı Kaan Soyak’ın duygusal bir
telefonuyla başladı. New York’ta yaşayan Soyak, bir iş gezisi için
gittiği Ermenistan’da bir grup Maraşlı Ermeni ile biraraya geldiğinde
Erivan’ın önemli işadamlarından Levon Bardakçıyan’ın babası hakkında
anlattıkları karşısında duygulanır ve bunu hemencecik oradan telefonla
arayarak bize de anlatır.
Soyak, Maraşlı bir Ermeni
olan Levon Bardakçıyan’ın Amerika’da yaşayan 94 yaşındaki babası
Ohannes
Bardakçıyan’ın birkaç gün sonra Ermenistan’a geleceğini ve
orada 40 gün kalacağını belirterek önce öyküsünü anlatır ve ardından da
bizim de Maraşlı olmamız nedeniyle en azından bir telefonla da olsa
Maraş’ı ve doğduğu mahalle olan Kümbet Mahallesini anlatıp
anlatamayacağımızı sorar…
Anlatılanlar o kadar
insani duygulardı ki, bu his karşısında dili, dini, ırkı ne olursa
olsun hiçbir insanın duygulanmaması mümkün değildi. Ohannes Bardakçıyan, 1915
yılındaki Ermeni tehcirinde henüz 3 aylık kundakta bir bebekken
ayrılmak zorunda kaldığı Maraş’ı nerdeyse bir asıra yaklaşan bir
zamandan bu yana görmemiş, görememiş… Ama Ohannes’in çocuklarına tek
vasiyeti, ölmeden önce bir günlükte olsa anasının babasının memleketi
ve kendisinin de doğduğu bir kent olan Maraş’ı
görmekmiş…
Soyak’tan hikayeyi dinledikten sonraki o üç
beş dakikalık zaman diliminde Diplomat Haber olarak hemen teklifimizi
yaptık ve Ohannes’i Türkiye’ye Kahramanmaraş’a davet ettik.
Mimiklerini, yüzünü göremesek de Levon Beyin o anki duyguları adeta
telefonun ahizesine yansımış, sesi titremeye başlamıştı. Hiç kimseyle
istişare bile etmeden bu teklifimize hemen “olur” yanıtı verdi.
Sonraki
bir hafta içinde defalarca telefonla konuştuk Levon Beyle… Babası
Ermenistan’a gelecek, daha sonraki zaman diliminde “bir yere gezmeye gidiyoruz”
diyerek Bay Ohannes’i doğduğu topraklara
getirecekti.
İşte o zaman gelip çatmıştı. Levon Bey
Ermenistan - İstanbul biletlerini, bizde Diplomat Haber olarak İstanbul
- Kahramanmaraş uçak biletlerini alarak ilk adımı atmıştık. Erivan’dan
İstanbul’a sabaha karşı gelen uçaktan inen Baba Ohannes Bardakçıyan,
oğlu Levon Bey ve Levon Beyin 22 yaşındaki güzel kızı Niery, iki saat
Atatürk Havaalanında bekledikten sonra Kahramanmaraş uçağına biner ve
sabah saat 09.00 sularında uçağın tekerleri piste
basar.
Ohannes Bey “Kahramanmaraş Havaalanı” tabelasını görünce
uçaktan indiğinde ilk yaptığı iş yere eğilerek toprağı öpmek olur.
Alanın VİP kapısında Türk dostları tarafından çiçeklerle karşılanan
Ohannes, gözyaşlarına hakim olamıyordu. Türkçe konuşuyor, kapıdaki
güvenlik görevlisinden, kendisini burada kalacağı süre içinde
şoförlüğünü yapacak olan Kahramanmaraşlı Hacı Mehmet’e kadar herkese
gururla, “biliyor musunuz ben
sizin hemşehrinizim, Maraşlıyım”
diyordu.
Bay Ohannes’i Diplomat Haber aracına
bindirdiğimizde hiç dinlenmek falan istemediğini, hemen doğduğu mekan
olan Kümbet Mahallesine götürmemizi istedi. Doğduğu evin hangisi
olduğunu bilmiyordu ama Kümbet Mahallesi Bahtiyar Yokuşunda temsili
olarak Ermenilerden kalma bir evin duvarına beş dakika boyunca elini
dayadı, içinden dualar mırıldandıktan sonra evin kapı taşını öptükten
sonra olduğu yere oturdu. Kalbi pır pır atıyordu. “İkisi aynı anda olur mu”
demeyin, enteresan bir şekilde hem ağlıyor, hem de
gülüyordu.
Mahalle sakinleri de toplanmış, gelenin kim
olduğunu öğrendiklerinde adeta uzaklardan akrabaları gelmişçesine
hürmet ediyor, herkes evine bir acı kahve içmeye davet ediyordu. Her
gelene adını sordu, ardından uzun sohbetler gerçekleştirdi. Bütün bir
günü Kümbet Mahallesinde geçirdikten sonra akşam yemeği için mahalleden
ayrıldık.
İftar vakti gelmiş ama henüz hava
kararmamıştı. Yemek öncesi gittiğimiz mekânda Bay Ohannes’i ikinci
sürpriz bekliyordu. Doğum günü için biz Diplomat Haber olarak bir gün
önceden yaş günü pastasını hazırlatmıştık bile. Masanın arkasından
“Happy Birthday”
melodisi eşliğinde pastası geldiğinde büyük bir şaşkınlık
geçiriyor, gözleri bir kez daha dolu dolu
oluyordu.
Ohannes, Kahramanmaraş Havaalanına adımını
attığından beridir Diplomat Haber’e ve bize sürekli teşekkür ediyordu
ama bu pastayı da görünce artık Diplomat Haber’in kendi yaşamına milat
getiren bir yayın organı olarak Amerika’da da herkese, bütün Maraşlı
Ermenilere anlatacağını söylüyordu.
“Peki” diyoruz Bay
Ohannes’e, “Siz kaç yaşında,
nasıl buradan ayrıldınız?”
“Harp olduğunda Maraş’taydım. Ben 15’te
doğmuşum. Harp olduğunda. 3 aylıkmışım. Mühimli mühimsiz biliyon ne
demek? Terbiyeli terbiyesiz askerler. Babam anamla evlenmiş. Mühimliyi
askere götürmüşler. Bir daha görmedik. Anam, büyük dayım ve kardaşımla
geldik. Paramız yoktu. Benim mürkirim verdi. Kardeşiminkini dayım
verdi. Öyle geldik. Anam Kudüs’te kaldı. İki sene sonra anam geldi.
Ohooo. Kaç sene yaşadı. 40 sene kadar Amerika’da yaşadı. Kardeşim
fukaraydı. Sonra zengin oldu.”
Belki de Türk – Ermeni ilişkileri yeni
bir boyut kazanıyor
DOĞUM Günü partisi, ardından
Müslümanlarla birlikte açılan iftardan sonra bir başka mekâna, Türk
Sanat Müziği fasıl gecesine geçmiştik bile. Bu mekâna, başta
Kahramanmaraş Belediye Başkanı Mustafa Poyraz olmak üzere Ticaret ve Sanayi
Odası Başkanı Mehmet Balduk
ile kentin önde gelen işadamları da katılarak onu mutlu
etmişlerdi. Herkes ağız birliği etmişçesine “siz misafir değil, uzun bir süre
memleketinden ayrılan evsahibisiniz” diyordu. Burada
Ohannes, müzisyenlerle birlikte kendisi de mandolin çalıyor, “Sarı Gelin” ile “Çanakkale içinde aynalı çarşı”
türküsünü ve “Bir
tatlı huzur almaya geldim” şarkısını
söylüyordu.
Ohannes, oğlu Levon ve torunu Niery’yi otelde değil, bir evde konuk etmeliydik
ki, kendilerini daha samimi bir ortamda bulmalıydılar. Bu amaçla alıp
evimize götürdük. Havaalanından bu yana torun, Ermeni kızı 22 yaşındaki
Niery Bardakçıyan’a
arkadaşlık yapan Türk kızı 17 yaşındaki Melis Atlı, aynı oday paylaşıyor ve sabahın ilk
ışıklarına kadar sohbet ediyorlardı. Kimbilir belki de bu tablo, Türk –
Ermeni ilişkilerine yeni bir boyut kazandıracak ilk kıvılcım, belki de
bir tarihi miladın başlangıcıydı.
Ertesi sabah
kahvaltıdan sonraki ilk durak önce Ticaret ve Sanayi Odası ardından da
Belediye Başkanlığı idi… Hem Belediye Başkanı Mustafa Poyraz, hem de TSO
Başkanı Mehmet
Balduk, bu konuklarına çok özel bir ilgi gösteriyor,
Başbakanın, bakanların kente geldiğinde verdikleri hediyelerin aynısını
bu aileye sunuyorlardı.
Fanatik milliyetçi başkanın
misafirperverliği
KAHRAMANMARAŞ’A 60 kilometre
(37,28 mil) uzaklıktaki Zeytun (Süleymanlı) Köyü Ermeni tarihi
açısından son derece önemli bir yerleşim yeridir ve Ohannes’in beş yıl
önce vefat eden eşi de bu köydendir. Ohannes ve oğlu Levon buraya gidip
gidemeyeceğimizi sorduğu anda köyün bağlı olduğu Ilıca Beldesinin
Belediye Başkanı Atilla Aslan
Kaçamaz’ı çoktan aramıştık bile.
Yola
koyulduk ve 45 dakikalık bir yolculuktan sonra köye ulaştık. Köyün
girişinde Başkan Kaçamaz bizi bekliyordu. Başkan burada da son derece
içten bir şekilde Ermeni dostları karşılıyor ve Ohannes’in eşinin bugün
harabe halde olan evine götürüyor, belki de büyük ihtimalle yıkandığı
Hamam Harabelerini gezdiriyordu.
Fanatik bir Türk
milliyetçisi olan Ak Partili Belediye Başkanı Atilla Aslan Kaçamaz,
misafirleri için hazırlattığı mükemmel ziyafet sofrasında bu
Ermenilere, Türk misafirperverliğini en ince ayrıntısına kadar
sunuyordu.
Kahramanmaraş gezisinin üçüncü ve son
gününde kentten ayrılma vakti geldiğinde Ohannes Bey, kendisini son kez
kent kalesine götürmemizi istedi. Burada anlattıkları müslümanı
hıristiyanı herkesin içini burkacak bir hikâye
idi…
Ohannes Bardakçıyan, “Amerika’da bizim düğünler yapılır.
Beraber vakit geçiririz. Hepimiz Ermeniyiz, Maraşlıyız. “Maraşlı olsun,
çamurdan olsun” derler. Ben burada bir arkadaş buldum. Orada doğmuş.
Babalarımız orada birlikte vakit geçirmişler. Kırım oldu, biz geldik.
Şimdi burada görüştük. Maraş Uruguay’ın içinde birincidir.”
diyor.
Ohannes anlatıyor
“MARAŞ benim ve tüm sülalemin doğum
yerimizdir. Babam ulusal-siyasal hayatın önde gelen isimlerindenmiş.
Ermeniler ve Türkler arasında ortaya çıkan anlaşmazlıklarda çoğu zaman
babama başvururlarmış.
Biz küçük şehrimizle, Maraşımızla hep
gurur duyuyorduk; buradaki her taş parçası bize tanıdıktı. Maraş’ın
nüfusu yetmiş bindi; bunun otuz bini Ermenilerden oluşur; geriye
kalanlar ise Türk, Fars, Arap, Rum ve Süryanilerden meydana gelirdi.
Ermeni Gregoryenlerin birkaç kilisesi varmış: Aziz Sargis, Aziz Gevorg,
Aziz Astvatsatsin ve kiliselerin en büyüğü olan Karasun Mankants.
Protestan ve Katolikler de
varmış.”
Güney Amerika’nın Maraşlı
Ermenileri
GÜNEY Amerika nere Maraş nere demeyin! Brezilya,
Arjantin ve Uruguay gibi ülkelerde Maraşlı Ermeniler
yaşıyor.
1915’te gerçekleşen Ermeni tehciri
sırasında Maraş Ermenileri yoğunlukla Suriye, oradan da Lübnan’a
geçiyorlar.
Daha sonra da Marsilya üzerinden
Marsilya ve ardından Güney Amerika’ya geliyorlar. 20. yüzyılın
başlarında özellikle Arjantin ve Uruguay’a Avrupa’dan büyük bir göç
oluyor.
Marsilya’ya gelen ilk Maraşlı Ermeni
topluluklar bu dalgayla kendilerini Buenos Aires, Sao Polo ve
Montevideo limanlarında buluyorlar. Şu anda Buenos Aires’te 25 bin,
Montevideo’da 15 bin ve Sao Polo’da yaklaşık 5 bin Maraşlı Ermeni
yaşıyor. Uruguay’ın başkenti Montevideo’da ise 15 bin Ermeni
yaşıyor.
Ermeniler genellikle el sanatları
mesleklerine sahip olduklarından buralarda zorluk çekmiyorlar. Kısa bir
sürede ekonomik ve sosyal hayata uyum
sağlıyorlar.
Brezilya, Arjantin ve Uruguay
devletleri Hıristiyan kökenli olmalarından ve o dönem kiliselerin
devletler üzerindeki büyük etkisinden dolayı Montevideo, Sao Polo ve
Buenos Aires’te Ermeni kiliselerinin inşa edilmesinde yardımcı
oluyorlar.
Ermeni kiliseleri çevredeki Ermenilerin
kolektif yapılarını korumalarında belirleyici rol oynuyor. Her
kilisenin içinde ya da yanında bir kültür merkezi, ilkokul, ortaokul ve
lise bulunuyor. Bu okullardaki eğitim Ermenice ve İspanyolca dillerinde
yapılıyor.
Ayrıca değişik meslek gruplarında çalışan
Ermeniler kilise etrafında dayanışma ortamları yaratarak ve düzenli
olarak her Pazar kilise ayinlerinde buluştukları zaman her konuyu
tartışma olanağı buluyorlar.
Maraş Sancağı
Ermenileri
KİLİKYA (Adana ve Çevresi) ve Kapadokya
Bölgelerinin birleşim noktasında bulunan, Orta ve Doğu Toroslar arasına
sıkışmış olan Maraş Sancağı 18.405 km2 bir alanı kaplıyor ve 72.143
Ermeni’yi barındırıyordu. Bölgedeki Ermeniler 64 yerleşim merkezine
dağılmış halde yaşıyorlardı ve toplam 51 kiliseye sahiptiler. 717
yılında başta bulunan Bizans imparatoru Leon, Maraş doğumlu bir
Ermeniydi. 1070 yılında yine Ermeni asıllı Bizans generali Filaret’in
bölgede bir prenslik kurması da Ermenilerin Toroslar ve çevresinde ne
denli büyük bir nüfusa sahip olduklarının
kanıtıydı.
Ermeniler tarafından yayınlanan “Cışmardutyun” ve “Goçnag” gazeteleri bu
cemaatin kültürel yaşamında oldukça önemli bir yere sahipti. Maraşlı
Ermenilerin başlıca geçim kaynakları tekstil ve özellikle de bugün kot
kumaşının atası olan mavi keten kumaşların üretilmesiydi. Ayakkabı
üretimi, demircilik ve bağcılık da oldukça
gelişmişti.
Maraş Kazası’nda çoğu yerleşim
merkezinin batısında yer alan 22 Ermeni köyü bulunuyordu. Kentin 22 km
dışında bulunan Fındıcak’da 2.500 Ermeni ve bu topluluğa ait bir
kiliseyle bir okul bulunuyordu. Daha doğudaki Kişifli’de yaşayan 560
Ermeni Surp Nışan Kilisesi’ni ayakta tutuyorlardı. Dereköy’de yaşayan
yaklaşık 1000 Ermeni Surp Hagop Kilisesi çevresinde toplanmışlardı.
Camustul köyündeyse 250 Ermeni yaşıyordu. Döngel, Maraş’ın
kuzeybatısında dağlık bir bölgede kurulmuş olan ve 1500 Ermeni’nin
yaşadığı bir kasabaydı.
Source: Diplomat Haber
|
|
| 28.01.2010 |
|
|
 |

 |
| News |
|
|
 |
 |
| TABDC in Press |
|
|
 |
 |
| ROTARY & TABDC |
|
|
 |
 |
| Subscribe |
|
|
 |
|