Avrasya'yı
düşünelim ve Ermenistan politikamızı düzeltelim |
|
TABDC
TURKISH ARMENIAN
BUSINESS
DEVELOPMENT COUNCIL
23 September 2003
Avrasya'yı düşünelim ve Ermenistan politikamızı düzeltelim
ABD'nin şu anda Ortadoğu merkezli gibi görünen "yeniden
yapılandırma" uygulamalarının uç noktalarının Kafkasya
ve Orta Asya olduğu bir bilinmeyen değildir. Ve bu iki uç
Türkiye'yi en az Irak ama uzun vadede Irak'tan çok daha fazla
ilgilendiren gelişmelere sahne olacaktır. Bu noktada, Rusya
ve İran'la sıcak ilişkileri bulunan Ermenistan, Kafkaslarda
istikrarın sağlanması açısından kilit bir konuma yükselmiştir.
Ermenistan-Azerbaycan arasındaki gerginliğin giderilmesi ve
Türkiye-Ermenistan arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi
Kafkasya'nın yakın gelecekteki en önemli gündem maddelerini
teşkil edecektir. Bu nedenle biz Ankara'da Irak'a asker yollama
tartışmalarının yoğunlaştığı şu günlerde Türkiye'nin tartışması
gereken çok önemli bir konun da kuzeydoğu komşumuz Ermenistan
ile ilişkilerimizin geleceği olduğu kanısındayız. Ve hükümeti,
siyasetçileri, aydınları, konunun tüm uzmanlarını Erivan ile
ilişkilerimizi yeniden düşünmeye davet ediyoruz. Zira Ermeni
sorununu taraflar bizzat kendi çabaları ve iradeleriyle köklü
bir şekilde çözümleyecek adımları atmadıkları sürece, üçüncü
ülkelerinin kendi çıkarları doğrultusunda kullanabilecekleri
bir koz olmaya devam edecektir. Bu durum ne Türkiye'nin ne
de Ermenistan'ın hayrınadır. Bu bağlamda Türk diplomasisinin
son dönemde Ermenistan ile ilişkileri normalleştirmek için
attığı cesur adımları ve Dışişleri Bakanımız sayın Abdullah
Gül ile Ermenistan Dışişleri Bakanı Vartan Oskanyan'ın başlattıkları
yeni uzlaşma arayışlarını sonuna kadar destekliyoruz.
Türkiye geçen 12 yıllık süre zarfında Avrasya'da aktif belirleyici
olma amacını gerçekleştirememiştir. Hatta Türk dış politikası
Avrasya'da birçok dış politika konusunda zamanın dışındaymış
izlenimi vermiştir. Bunun sebebi ise Türkiye'nin bölgesel
aktörlerin yanısıra Ermenistan'ın ilişki biçimlerinin değişimlerini
doğru algılayamamasıdır. Zamanın ruhu Türkiye için Avrasya'da
yeni bir dış politika vizyonu geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Çok geç olmadan Türkiye'nin dış politikasına yeni bir Avrasya
vizyonu vermesi gerekmektedir. Bu noktada biz öncelikle Türkiye
için düşman tanımlaması olmayan bir Avrasya politikasının
ortaya konmasına ihtiyaç olduğu kanısındayız. Bunun ilk adımı
ise Ermenistan ile ekonomik ve kültürel ilişkilerimizi tesis
etmek olmalıdır.
Ermeni ve Türk halkları arasındaki bin yıllık ortak tarihin
derin dostluklara ilham kaynağı olduğu hatırlanmalıdır. Büyük
Türkistan hayalleriyle kendi içerisinde dünyanın geri kalanına
karşı bir "öteki" algılayışı üzerinde kurgulanmış
bir Avrasya politikası günümüz koşullarında başarısızlığa
mahkumdur. Dış politikada ön yargılar ve değer hükümleri artık
bir mana ifade etmemektedir. İzolasyon politikaları yerini
ekonomik ve kültürel entegrasyona bırakmaktadır. Yeni dış
politika hedefimiz kalkınmayı ve ekonomik istikrarı sağlamak
olmalıdır.
Dış politikanın temelinde ticaretin yattığı artık kavranmalı
yeni Avrasya vizyonun oluşumunda hükümet iş adamlarının sesine
kulak vermelidir. Bölgedeki aktif Türk işadamları ekonomik
ve kültürel entegrasyona dayalı kurgulanacak Türkiye'nin yeni
Avrasya vizyonunun nasıl olması gerektiği hususunda ip uçları
vermektedir.
Avrasya ekonomik olarak Türkiye için süreklilik arz eden bir
coğrafyadır ve Türkiye'nin bu coğrafyada önemli çıkarları
vardır. Yunanistan dahil bütün komşularımızla yoğun ekonomik
ilişkiler kurmaya çabalayan hükümetin gözlerini Ermenistan'a
çevirmesinin tam sırasıdır. Yıllardır hüküm süren kötümser
anlayışın iyimserliğe dönüşmesi için gerekli şartlar mevcuttur.
Şimdi duvarlarını yıkarak kalkışa geçen bir Türkiye'nin zamanıdır.
Saygılarımızla,
Turk-Ermeni İş Gelistirme Konseyi
Top
|