Home » News » Türkler ve Ermeniler; artık konuşalım ki anlaşabilelim

Türkler ve Ermeniler; artık konuşalım ki anlaşabilelim

fft64_mf1045553

HRANT TOPAKİAN * / Ermeniler Osmanlı ile yaklaşık 600 yıl birlikte iç içe yaşadılar. Ermeni halkının yükselişi ve refahı Osmanlı Devleti ile birlikte başlayıp, bir çağ kapatıp yeni bir çağ açan Fatih Sultan Mehmet Han döneminde en üst düzeye ulaşmıştır. Ermeniler Osmanlı’ya yüzyıllarca hizmet etmişlerdir

Diasporada doğup büyüyen ve atalarının ülkesine geri dönüp 28 yıl uğraştıktan sonra TC vatandaşlığını geri alan, her iki tarafın yaşadıkları travmaları görüp ve yaşayan biri olarak, sanırım herkesten bu konuda biraz fazla söz söyleme hakkına sahip olduğumu düşünmekteyim. “Türkler ve Ermeniler; artık konuşalım ki anlaşabilelim başlıklı makalemin bugün ikincisini okuyacaksınız. Bu makaleler sanırım “Barış için neler lazım, ne yapılmalı ve nasıl yapılmalı” bölümlerine kadar ve Her Taraf Editörü fırsat verdiği müddetçe devam edecektir.
Cumhuriyet tarihinde ilk defa Ermeni meselesine peşin hükümlü olmayan bir başbakan ve bir Dışişleri bakanımız mevcuttur. Bugün Türkiye, uzun yıllardır hasıraltı edilmiş birçok eski sorunla cesaretle yüzleşmektedir ve yüzleşecektir demiştim daha önceki yazılarımda. Nasıl mı? Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Türkiye’yi terk etmek zorunda kalan gayrımüslimlere “Yurdunuza dönün” çağrısını yaptı mı yapmadı mı? Diaspora’da yaşayan ve Osmanlı döneminde tehcire tabi tutulan ve yurtdışına sağ olarak ulaşabilmiş bu ailelerin torunlarına “TC vatandaşlığı iadesi hakkı tanınmalıdır” diyen bakanımız var mıdır yok mudur? Bu da bana son yıllarda İspanya’nın, geçmişte kovduğu Musevilerin torunlarına bugün İspanyol vatandaşlığını iade etmesi gibi geldi bana. Fakat sakın ha bu insanların vatandaşlıklarını geri vermek için İspanya gibi 500 yıl beklenmesin…
1915 Ermeni toplumu için bir ‘yas’tır, bir ‘keder’dir ve büyük bir acıdır. Aynen İttihatçıların maceraperestliği yüzünden 1912’de Balkanlar’dan evlerini barklarını yurtlarını bırakıp, yollarda başlarına türlü türlü belalar geldikten sonra sayıları azalarak Türkiye’ye ulaşabilen Balkan Türklerinin acıları gibi. Acının dini, cinsiyeti, ırkı, farkı yoktur. Olamaz da. Dolayısıyla “bu konu” üzerinde konuşacak olanların bence “soykırım”, “büyük felaket”, “tehcir”, “sürgün” kelimeleri üzerinde kafa patlatacaklarına, yüzyıl önce Anadolu’da yaşanmış olan acıların bir daha yaşanmaması için el ele vererek ve samimiyetle kafa patlatmalarını tavsiye ederim. Bu söylediklerim gerçekleştiğinde, Türkiye’de ne Kürt sorunu kalır ne de Ermeni sorunu. Bugüne kadar yapılanlarla yeni nesillere kin ve nefret enjekte edildi. 1,5 milyon mu veya 600.000 kişi mi öldürüldü? Veya Talat Paşa’nın defterinde bir milyon yazmaktaydı. Rakamlar daha fazla veya az söylendiğinde acaba ölenleri geri getirebilecek misiniz? Artık kafaları kuma gömme vakti çoktan geçti. Artık bir şeyler yapma zamanıdır. Hâlbuki pişman olası olaylar demişti merhum Türkeş 1992’de Paris’te Hôtel Crillon’da buluştukları Ermenistan Cumhurbaşkanı Levon Ter Petrosyan’a. Gerçekten de pişman olası olaylar değil miydi yaşananlar?
Günümüzde Ermenilerle birlikte yaşamamış ve Ermenileri tanımayanlara da bir paragraf açmak istiyorum. Ermeniler Osmanlı ile yaklaşık 600 yıl birlikte iç içe yaşadılar. Ermeni halkının yükselişi ve refahı Osmanlı Devleti ile birlikte başlayıp, bir çağ kapatıp yeni bir çağ açan Fatih Sultan Mehmet Han döneminde en üst düzeye ulaşmıştır. Ermeniler Osmanlı’ya yüzyıllarca hizmet etmişlerdir, nâzırlar, mebuslar, vezirler, paşalar, doktorlar, mimarlar ve işadamları olarak sayısız hizmetlerde bulunmuşlardır. Ve bu yüzdendir ki Osmanlı’da Ermenilere Millet-i Sadıka (Sadık Millet) denmiştir. Hâlbuki ne acıdır ki bugün bekçi bile olamamaktayız.
Bugün Cumhuriyet tarihinin en önemli Dışişleri Bakanı görevi başındadır. Dışişleri Bakanımız Sayın Davutoğlu diyor ki: “Ermenilerin acısını hissetmek, anlattıklarını ağızlarına tıkamamak üzere bir anlayış var bugün. Artık Ermenilerin karşısında ‘1915’te hiçbir şey olmamıştır’ diyen bir Dışişleri bakanı yok. Yaşananlara soykırım demem ama diyenin kendi tercihi.” Hatta ve hatta yurtdışındaki büyükelçiliklerde ve konsolosluklarda düzenlenecek olan önemli günlerde artık diasporada yaşayan Ermenilerin de davet edileceğini ben şahsen bir TV kanalında kendi ağzından kulaklarımla işittim ve gözlerimle gördüm.
Benden hatırlatması. Bizler Osmanlı’da Türklerin dedelerinin komşularıydık düşmanları değildik…

 Taraf

Leave a Comment

*

Copyright © 2018 Tabdc.Org Sitemizdeki İçeriklerin Her Hakkı Saklıdır. İzinsiz Kullanılamaz. Akgün Medya

Scroll to top